19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

Dr. İsmail Hakkı MUSA 19.05.2019
Sayın Büyükelçiler,
Sevgili Öğrenciler, Kıymetli Veliler,
Basınımızın Değerli Temsilcileri,

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Her şeyden önce bu anlamlı gün hepimiz için kutlu olsun diyorum.

19 Mayıs bir dönüm noktasıdır, bir meşalenin yandığı gündür. Ülkemiz için müstevlilerin, düşmanların verdiği hükme milletimizin karşı çıktığı günlerin başlangıcıdır. Şimdi bunun arka planına gitmek gerekirse, arka planında ne var, onu anladığımız zaman Cumhuriyetin ne denli büyük bir eser olduğunu İstiklal Mücadelemizin nasıl kutsal bir dava olduğunu daha iyi anlamamız mümkündür.

19 Mayıs’tan kısa bir süre önce 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalanmıştır. Sizi 25 maddeden ibaret olan o mütarekeyi okumaya davet ediyorum. Bu mütarekeye göre, Çanakkale ve İstanbul Boğazları istedikleri zaman itilaf devletlerine açılacaktır, 7. maddesine göre, istedikleri zaman Türkiye’nin istedikleri stratejik noktasını işgal edebileceklerdir. Posta, telefon, telgraf, limanlar, demir yolu hatları, ne varsa hepsinin kontrolü onların elindedir. Asker terhis ettirilmiştir. Güvenlikle alakalı birimler kontrol altındadır. Nitekim hemen mütarekenin akabinde, 13 Kasım’da İstanbul işgal edilir ve rahmetli büyüğümüz Bilal Şimşir’in devasa bir eserine konu olan Malta sürgünleri hadisesi başlar. 145 Vali, General, Orgeneral; aralarında Rauf Orbay’ın, Ziya Gökalp’in olduğu aydınlar, yazarlar, çizerler adeta boğulmak istenir. Bu furya bir sene kadar devam eder, sonra hepsi Malta’ya gönderilir ve onlar da ancak Atatürk ve arkadaşlarının başlattığı İstiklal Harbi başarılı olunca hürriyetlerine kavuşurlar.

Bugün bizim için 19 Mayıs sadece bir gün değil, tarihimizde bir dönüm noktasıdır. Bunun bu şekilde anlaşılması, tarih şuurunu ne kadar hıfzettiğimizle, içselleştirdiğimizle çok alakalıdır. Bu ayrıntıları göremezsek, bugün bize bahşedilen imkânların, hürriyetin, özgürlüğün, Cumhuriyet’in, onun taşıdığı değerlerin farkında olmamız çok güçtür.

Bu bayramın adında iki eksen var. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı. Bir yandan Atatürk’ü, İstiklal Harbini, Gazilerimizi rahmetle ve minnetle anacağız. Ayrıca bu bayram gençliğimize emanet edilmiştir, “Gençlik ve Spor Bayramı”dır. Hepimizin bayramıdır ancak öncelikle gençlerimizindir. Çünkü Cumhuriyet’i kuran irade onu gençlere emanet etmiştir. Biz hala nöbette olsak da, öncelikle vazife siz gençlerindir. Bunun için özellikle tarihimizin bu dönemini çok iyi anlamamız lazımdır. Malta sürgünleri, İstanbul, Çanakkale işgal edildi derken, başka yerler edilmedi mi? Tabii ki edildi. Anadolu da işgal edilmeye başlandı. Adı Maraş’tı o zaman, sonradan “Kahraman” oldu, Urfa’ydı, sonradan “Şanlı” oldu, Antep’ti, sonradan “Gazi” oldu. Tüm bu bölgeler Fransızlar, İngilizler, İtalyanlar tarafından işgal edildi. Sizlerle Mondros Mütarekesinin ortaya koyduğu durumu paylaştım. Bir memleketin, bir ülkenin düşünen bütün beyinlerinin adeta tuzağı düşürülürcesine alınıp hapsedilmesi, sonra sürgüne gönderilmesi ve ülkenin işgaline giden süreci anlattım. 19 Mayıs, bütün bunlardan sonra gelmektedir. Onun için 19 Mayıs bir meşaledir. “Hayır!” demektir. “Durun biz buradayız!” demektir. Bunun başlangıcıdır. Çok onurlu bir duruştur, kararlı bir yolculuktur. Sonrasında tabii ki Kongreler Dönemi yaşanmıştır. Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi, buralarda alınan kararlar, başarıyla taçlandırılan İstiklal Harbi ve Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yol… O bakımdan bizim için bu tarihlerin her biri, 23 Nisan, 19 Mayıs daha sonra 29 Ekim, ve tarihimizde başka bir dönüm noktası olan 15 Temmuz, bütün bunları gençlerimizin çok iyi irdelemesi, incelemesi, anlaması önem arz etmektedir. Eğer sağlıklı bir gelecek tasavvur etmek istiyor isek, düşünmek istiyor isek bunun da ötesinde inşa etmek istiyor isek, geçmişimizi, mazimizi, tarihimizi bütün boyutlarıyla irdelemek, incelemek, anlamak, tarihin tekerrür etmemesi için bir sonuç çıkarmak ve ondan hareketle istikbale yürümek durumundayız.

Sevgili Gençler,
Güçlü devlet, muktedir devlet, takati hali vakti yerinde olan bir millet ve devlet çok önemlidir. Her biriniz lisede veya üniversitedesiniz, Siyaset Biliminden Hukuka, İktisattan Tıp Bilimlerine, Eczacılıktan Veterinerliğe, her alanda tahsil yapıyorsunuz. İnşallah çok güzel yerlere, vazifelere geleceksiniz. Sizinle bunun için Malta Sürgünlerinin akıbetini paylaştım. Entelektüelleri, düşünenleri olmayan bir millet terakki edemez, gelişemez, ilerleyemez. Onun için gençler, aydınlar olarak, bu toplumun geleceğinde söz hakkı olacak olan sizlerin, bu parantezi çok iyi irdelemeniz lazımdır. Bilin ki, İstanbul’un işgalinden sonra, özellikle, toplumu organize edebilecek, örgütleyebilecek, harekete geçirebilecek kim varsa hedef olmuştur. Onun için sizlerle özellikle bu ayrıntıyı paylaşmak istedim.

Güçlü devletler, muktedir devletler çok önemlidir dedim. Bulunduğumuz coğrafyaya bakalım. Afganistan’ı düşünün, Irak’ ı düşünün, Suriye’yi düşünün, Yemen’i düşünün. “İşlemeyen Devletler” tanımını kullanıyorlar. Önce devletleri işleyemez hale getirip, ondan sonra da işlemedikleri ılan edilmekte, bu durum üzerinden politika yürütülmektedir. Çok müteyakkız olmak durumundayız. Günümüz koşulları farklı olabilir, araçlar farklı olabilir ama hedef değişmemiştir. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sınamaları, imtihanları göz önünde bulundurduğunuz zaman, şöyle bir hafızanızdan geçirdiğiniz zaman, hakikaten de bu durumun çok değişmediğini görmeniz mümkündür. 15 Temmuz tam da böyle bir olaydır. Modern çağda topyekûn bir saldırıya nasıl maruz kalınır, onu göstermiştir. Her zaman Boğazlardan geçmeye tevessül etmeyebilirler, başka yöntemleri kullanabilirler ve kullandılar da. Hamdolsun Milletimizin azmi, dirayeti, direnişi geçit vermemiştir. Bundan sonra da geçit vermeyecektir. O bakımdan sizlerin burada, bulunduğunuz yerlerde birer meşale olduğunuzu, adeta bir kıvılcım yaktığınızı ama Türkiye’ye, ya da bulunduğunuz bulunacağız yerlere, alev alev dönmenizi bekliyoruz. Hangi alanda olursa olsun, bütün bilim dalları kutsaldır, en iyisini sizden bekliyoruz. Alanınız ne olursa olsun, onda en iyisi olmanızı bekliyoruz, Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var.

Bu düşüncelerle, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını tekrar kutluyor, Büyük Önder Atatürk’e ve silah arkadaşlarına şükranlarımızı sunuyorum. Karşımda emanetlerine layık bir gençlik görmekten duyduğum mutluluğu vurgulayarak sözlerime son veriyorum.

Teşekkürler.

Lundi - Vendredi

09:00 - 13:00 / 14:30 - 18:30

01/01/2019 Premier de l'An
22/04/2019 Lundi de Pâques
01/05/2019 Fête du Travail
08/05/2019 Victoire 1945
30/05/2019 Jeudi de l'Ascension
04/06/2019 Fête du Ramadan
10/06/2019 Lundi de Pentecôte
14/07/2019 Fête nationale française
11/08/2019 Fête du Sacrifice
15/08/2019 Assomption
29/10/2019 Fête nationale turque
01/11/2019 Toussaint
11/11/2019 Armistice de 1918
25/12/2019 Noël