Büyükelçi İsmail Erez ile makam şoförü Talip Yener anısına düzenlenen anma töreni

Dr. İsmail Hakkı MUSA 24.10.2019
Değerli Meslektaşlarım,
Fransa’daki Türk Toplumunun Kıymetli Temsilcileri,
Kıymetli mesai arkadaşlarım,

Bundan tam 44 yıl önce bugün, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ettikleri gerekçesiyle Büyükelçi İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener, menfur bir terör saldırısının hedefi olmuş ve şehadete erişmişti. Büyükelçi Erez ve şoförü Yener’in katlinden iki gün önce ise Viyana Büyükelçimiz Daniş Tunalıgil, Büyükelçiliği basan teröristler tarafından makam odasında şehit edilmiş, Cumhuriyet Bayramımızdan sadece birkaç gün önce ikisi Büyükelçi olmak üzere üç mensubumuz toprağa verilmişti.

Bugün, Fransa’da şehit edilen diplomatlarımız merhum Büyükelçi İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener’i anmak için toplanmış bulunuyoruz. Hatırlayacağınız gibi, geçen yıl diplomatlarımızı şehit edildikleri Bir Hakeim Köprüsü’nde düzenlediğimiz törenle anmıştık. Ancak, içinden geçmekte olduğumuz şartlarda oluşabilecek güvenlik sorunları nedeniyle töreni bu yıl burada yapmayı uygun gördük.

70’li ve 80’li yıllar boyunca, Türk diplomatları, aileleri ve Büyükelçiliklerimizin personeli, ASALA, “Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları” (JCAG) ve “Ermeni Devrimci Ordusu” (ARA) gibi terör örgütlerinin hedefindeydi. Bu örgütler, bizden 31 masum canı aldılar. Sonraki dönemlerde ise, Yunanistan'dan Irak’a ve Somali’ye, dünyanın farklı yerlerinde görev yapan birçok mensubumuz haince saldırılarda şehit düşmüşlerdir.

Ülkemizin terör tehdidiyle sınanması bugün de sürmektedir. Bu vesileyle, başta son olarak Suriye’nin kuzeydoğusunda düzenlenen Barış Pınarı Harekatı olmak üzere terörle mücadelemizde şehit düşen tüm askerlerimize ve polislerimize Allah’tan rahmet dilemek isterim.

Değerli konuklar,

Paris, önemli kültürel ve mimari birikimiyle tarihi bir şehirdir. Paris’i ziyaret eden herkes, şehrin farklı köşelerini yaşadıkları anılarla birlikte hiçbir zaman unutmazlar. Bu kimi zaman Eyfel Kulesi, kimi zaman bir Müze veya Saray, kimi zaman da küçük bir kafe olur.
Ancak, bizim için Paris, aynı zamanda, yıllar önce kalbimize gömdüğümüz beş değerli diplomatımız ile iki vatandaşımızın izlerini taşıyan bir şehirdir.

Paris bizim için, Bir Hakeim Köprüsü, Champs-Elysée Caddesi’ndeki 94 numaralı bina, Pasteur-Wagner ve Amelot Sokaklarının kesiştiği nokta, Haussman Caddesi’ndeki eski Başkonsolosluk binası ve Orly Havalimanıdır.

Bu mekanlar, Bir Hakeim Köprüsü Büyükelçi İsmail Erez ve Şoför Talip Yener’le, Champs-Elysée Caddesi’ndeki 94 numaralı bina Turizm ve Tanıtma Müşavirimiz Yılmaz Çolpan’la, Pasteur-Wagner ve Amelot Sokaklarının kesiştiği nokta Çalışma Müşavirimiz Reşat Moralı ve Din Görevlimiz Tecelli Arı’yla, Haussman Caddesi’ndeki eski Başkonsolosluk binası Koruma Görevlimiz Cemal Özen’le, Orly Havalimanı vatandaşlarımız Halit Yılmaz ve Hüseyin Memiş’le anılır.

Tek suçları, sahip oldukları canı dahi verme pahasına, görev bilinci ve hizmet aşkıyla kendilerini ülkelerine ve barışa adamak olan bu diplomatlarımız, geçmişte yaşananlara dair Türk devleti ile halkını hedef alan, tek taraflı, seçici ve suçlayıcı bir tarih anlatısıyla, nefret ve kin söylemleriyle büyütülen nesillerin gerçekleştirdiği terör eylemleri sonucunda hayatlarını kaybetmişlerdir.

Kıymetli vatandaşlarımız,

Aziz şehitlerimizi yâd ederek, manevi huzurlarında saygı ve minnetle eğildiğimiz bu anma günü, tarih üzerine düşünmemize de vesile olmaktadır. Ülkemiz hiçbir zaman tarihteki acı hadiselerden ve felaketlerden nefret ve düşmanlık çıkaran taraf olmamıştır. Tarihten husumet değil dostluk çıkartılması, insanlığın ortak geleceğinin ve barışın sağlam zeminde inşa edilebilmesi için olmazsa olmazdır.

Bugün, kimi grupların diplomatlarımızı hedef alan saldırıları gerçekleştiren teröristleri yücelttiklerini, hatta bu terörü anlaşılır göstermeye yönelik filmlerin ve sanat eserlerinin uluslararası kamuoyunda kendisine yer bulduğunu üzüntüyle gözlemliyoruz. Keza ülkemizin halihazırda mücadele etmekte olduğu PKK / PYD / YPG terör örgütlerinin mensuplarının başta Fransa olmak üzere bazı ülkelerin resmî makamlarınca kabul edildiklerini, çarpıtılmış söylem ve görsel araçlarla uluslararası kamuoyuna “kahraman” gibi sunulduklarını da müşahede ediyoruz.

Şunun altını çizmek isterim ki, kaynağı, söylemi, amacı, adı ne olursa olsun, her türlü terör eyleminin ve terör örgütünün hep birlikte karşısında olmak mecburiyetindeyiz. Eğer terör eylemleri arasında bir ayrımcılık yapar ve terör örgütlerinin kullandıkları söylem veya amacı terör saldırılarını hafifletici bir sebep olarak görürsek, bu teröre verilmiş en büyük destek olacaktır. Bu vesileyle ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm terör örgütleriyle, hiçbir ayrım gözetmeksizin, mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini vurgulamak isterim.

Terörle mücadelenin önemli bir ayağı da, terör mağdurlarının unutulmamasını sağlamaktır. Bu bağlamda, ASALA tarafından şehit edilen merhum Büyükelçi İsmail Erez ve makam şoförü Talip Yener başta olmak üzere, teröre verdiğimiz kurbanların anısına Bir Hakeim Köprüsüne bir plaket konulması yönünde Fransız makamlarına ilettiğimiz talepten bugüne kadar yanıt almak mümkün olmamıştır. Buna karşın, meslektaşlarımızı aramızdan alan nefret ve kin söylemlerini körükleyen çeşitli anıtların yapılmasına kolaylık gösterilmesi, ayrıca, tüm girişimlerimiz ve uyarılarımıza karşın Fransa’daki tarih-coğrafya kitaplarında 1915 olaylarına ilişkin mesnetsiz iddiaların gelecek nesilleri zehirleyecek şekilde işlenmeye devam edilmesi, acımızı şüphesiz daha da artırmaktadır.

Bu yıl içinde 24 Nisan’ın “anma günü” olarak ilan edilmesinden Fransa’daki Türk toplumunun büyük rahatsızlık duyduğunu biliyorum. “İnkar yasası” girişimleri de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve Fransız Anayasa Konseyi’nin içtihatlarına rağmen ısrarla gündeme taşınmaya çalışılmaktadır. Tüm bu girişimler, maalesef tarihin popülist emellere ve siyasi vaatlere alet edilmesinin bir sonucudur.

Biz, inatla tarihi gerçekleri savunmaya, görüşlerimizi nefret söylemlerine başvurmaksızın dile getirmeye ve ülkemiz aleyhine yapılan girişimleri de karşılıksız bırakmamaya devam edeceğiz. Bu bağlamda, Fransa’da konunun daha iyi anlaşılması için Türk toplumu tarafından da ayrıca çaba gösterildiğini görmekten memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.

Değerli Meslektaşlarım,
Fransa’daki Türk Toplumunun Kıymetli Temsilcileri,

Şehitlerimize karşı bize düşen görev, onların naçiz hatıralarını her daim yaşatmanın ötesinde, yaşamları boyunca yüceltmeye gayret ettikleri bayrağımızı, cumhuriyetimizi ve demokratik insani değerlerimizi tavizsiz bir biçimde ileriye götürmek ve böylece, onların her türlü takdirin ötesindeki isimlerini ve miraslarını yüceltmektir.

Sözlerime son verirken, başta Büyükelçi İsmail Erez ve şoför Talip Yener olmak üzere, Paris’te ve dünyanın farklı köşelerinde kaybettiğimiz diplomatlarımızın ruhlarının şad olmasını diliyor ve aziz hatıraları önünde bir kere daha saygıyla eğiliyorum.

Lundi - Vendredi

09:00 - 13:00 / 14:30 - 18:30

01/01/2020 Premier de l'An
13/04/2020 Lundi de Pâques
01/05/2020 Fête du Travail
08/05/2020 Victoire 1945
21/05/2020 Jeudi de l'Ascension
24/05/2020 Fête du Ramadan
01/06/2020 Lundi de Pentecôte
14/07/2020 Fête nationale française
31/07/2020 Fête du Sacrifice
15/08/2020 Assomption
29/10/2020 Fête nationale turque
01/11/2020 Toussaint
11/11/2020 Armistice de 1918
25/12/2020 Noël